Eurasian Journal of Educational Research

Print ISSN: 1302-597X & e-ISSN: 2528-8911
Hanife ESEN–AYGUN
Öğretmen Adaylarının Bilişsel Esneklik Düzeyleri ile Kişilerarası Problem Çözme Becerileri Arasındaki İlişkinin İncelenmesi
10.14689/ejer.2018.77.6

Problem Durumu: Bağımsız öğrenenlerin bilginin üretimi sürecine katılmasıyla birlikte bilgi bir üründen ziyade bir süreç olarak algılanmaktadır. Bilgi edinmeye ilişkin bu görüş öğrenmeyi de bilgi edinme sürecinde esnek bir şekilde uyum sağlama becerisi olarak yeniden tanımlamaktadır. Bilgiyi üretme ve öğrenmeye ilişkin bu bakış açısının araştırmacılar tarafından bilişsel esneklik olarak adlandırıldığı anlaşılmaktadır. Alanyazın incelendiğinde, bilişsel esnekliğin, bireyin mevcut ve muhtemel yeni durumlar karşısında tüm seçenekleri değerlendirerek en iyi yolu seçme becerisi olduğu anlaşılmaktadır. Bilişsel olarak esnek bireylerin bilgiyi edinme ve kullanma şeklini ifade eden özelliklerin problem çözme becerisi gelişmiş bireylerin özelliklerine benzediği dikkati çekmektedir. Çünkü problem çözme becerisinde etkili olan kişisel özelliklerden biri de bilişsel esneklik kapasitesidir. Problem çözme becerisine sahip bireyler, problemin kaynaklarını anlayan, sistematik ve kararlı, çeşitli karar verme tekniklerini kullanan, alternatif çözüm yolları üretmede başarılı kişiler olarak tanımlanmaktadır. Problem çözme becerisi üst düzey düşünme ile birlikte en etkili çözüm yollarının belirlenmesi ve çözüm yoluna karar vermeyi içeren geniş kapsamlı ve karmaşık bilişsel süreci ifade etmektedir. Bu bilgilerden hareketle, bilişsel esneklik becerisine sahip bireylerin problem çözmede daha üretken oldukları düşünülmektedir. Öğretmen eğitiminde, üst düzey düşünme becerileri gelişmiş ve yeni durumlar karşısında etkili karar verebilen bireyler yetiştirmek açısından problem çözme ve bilişsel esneklik becerileri ön plana çıkmaktadır. Ülkemizde problem çözme becerileri ile çalışmalar incelendiğinde çeşitli öğrenim düzeylerinde pek çok çalışma bulunmakla birlikte kişilerarası problem çözme becerileri ile bilişsel esneklik arasındaki ilişkiye odaklanan bir çalışmanın olmadığı anlaşılmaktadır. Oysa bireylerin problemi ele alış biçimini etkileyen özelliklerin başında bilişsel esneklik kapasitesi gelmektedir. Bu nedenle, kişilerarası problem çözme becerisi gelişmiş bireylerin bilişsel esneklik düzeylerinin de gelişmiş olacağı düşünülmektedir. Bu çalışma ile ilk kez ülkemizde bilişsel esneklik kapasitesi ile kişilerarası problem çözme becerisi arasındaki ilişki ele alınacaktır. Bu doğrultuda, çalışmanın öğretmen adaylarının bilişsel esneklik becerileri konusundaki gelecek çalışmalara ışık tutacağı düşünülmektedir.  

Araştırmanın Amacı: Bu araştırmada öğretmen adaylarının bilişsel esneklik düzeylerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi ve kişilerarası problem çözme becerilesi ile ilişkinin belirlenmesi amaçlanmaktadır. Araştırma soruları aşağıdaki gibidir:

1.Öğretmen adaylarının cinsiyetleri ile bilişsel esneklik düzeyleri
arasında anlamlı farklılık bulunmakta mıdır?
2. Öğretmen adaylarının öğretim gördükleri bölüm ile bilişsel esneklik
düzeyleri arasında anlamlı farklılık bulunmakta mıdır?
3. Öğretmen adaylarının öğrenim gördükleri sınıf düzeyi ile bilişsel
esneklik düzeyleri arasında anlamlı farklılık bulunmakta mıdır?
4. Öğretmen adaylarının sosyo–ekonomik durumu ile bilişsel esneklik
düzeyleri arasında anlamlı farklılık bulunmakta mıdır?
5. Öğretmen adaylarının sosyo–kültürel durumu ile bilişsel esneklik
düzeyleri arasında anlamlı farklılık bulunmakta mıdır?
6. Öğretmen adaylarının anne eğitim durumu ile bilişsel esneklik
düzeyleri arasında anlamlı farklılık bulunmakta mıdır?
7. Öğretmen adaylarının baba eğitim durumu ile bilişsel esneklik
düzeyleri arasında anlamlı farklılık bulunmakta mıdır?

8. Öğretmen adaylarının bilişsel esneklik düzeyleri ile kişilerarası
problem çözme becerileri arasında bir ilişki bulunmakta mıdır?

Araştırmanın Yöntemi: Bu araştırma betimsel tarama modelinde tasarlanmıştır. Araştırmanın örneklemini 2017–2018 eğitim–öğretim yılı güz yarıyılında Marmara Bölgesi’nde bir üniversitenin Temel Eğitim Bölümü’nde öğrenim görmekte olan öğretmen adayları oluşturmaktadır. Araştırma verilerinin toplanmasında, Bilişsel Esneklik Envanteri ile Kişilerarası Problem Çözme Envanteri kullanılmıştır.

Araştırmanın Bulguları: Öğretmen adaylarının bilişsel esnekliğe ilişkin cevapları cinsiyete göre incelendiğinde, kadın öğretmen adaylarının lehine anlamlı farklılık olduğu görülmektedir t(530)= 2.047, p< .041. Öğretmen adaylarının bilişsel esneklik kapasitesi ile öğrenim gördükleri bölüm ve sınıf arasındaki ilişki dikkate alındığında, bölüme t(530)= .73, p< .44 ve sınıf düzeyine göre anlamlı farklılık olmadığı anlaşılmaktadır F(531)= 1.18, p< .31. Öğretmen adaylarının bilişsel esnekliğe ilişkin cevapları sosyo–ekonomik gelir düzeyi ve sosyo–kültürel duruma göre incelendiğinde, sosyo–ekonomik gelire göre F(531)= .46, p< .70 ve sosyo–kültürel duruma göre F(531)= 2.07, p< .12 anlamlı farklılık olmadığı görülmektedir. Öğretmen adaylarının bilişsel esneklik düzeyleri ile ebeveynlerin eğitim durumları arasındaki ilişki incelendiğinde, anne eğitim durumuna göre anlamlı farklılık bulunurken F(531)= 2.76, p< .04; baba eğitim durumuna anlamlı farklılık olmadığı görülmektedir F(531)= .70, p< .59. Son olarak öğretmen adaylarının bilişsel esnekliğe ilişkin cevapları incelendiğinde, öğretmen adaylarının bilişsel esneklik kapsamındaki Alternatifler alt faktörü ile problem çözme becerisi kapsamındaki Yapıcı Problem Çözme alt faktörlerine vermiş oldukları cevaplar arasında pozitif yönde yüksek ilişki (r= .74) bulunduğu; Israrcı–Sebatkar Yaklaşım alt faktörü ile arasında da pozitif yönde düşük ilişki (r= .43) olduğu görülmektedir. Bilişsel esneklik kapsamındaki Kontrol alt faktörüne ilişkin veriler incelendiğinde ise Probleme Olumsuz Yaklaşma alt faktörü ile pozitif yönde yüksek düzeyde ilişki (r= .70), Kendine Güvensizlik alt faktörü ile pozitif yönde orta düzeyde ilişki (r= .53) ve Sorumluluk Almama alt faktörü ile de pozitif yönde düşük düzeyde ilişki olduğu anlaşılmaktadır.

Araştırmanın Sonuçları ve Önerileri: Bu çalışmada, öğretmen adaylarının bilişsel esneklik düzeylerinin iyi olduğu anlaşılmaktadır. Bununla birlikte, bilişsel esnekliğe ilişkin veriler cinsiyete göre incelendiğinde, kadın öğretmen adaylarının bilişsel esneklik düzeylerinin erkek öğretmen adaylarından anlamlı düzeyde farklılık gösterdiği anlaşılmaktadır. Bu durumun beynin işleyişindeki biyolojik farklılıklardan kaynaklandığı, buna bağlı olarak bilişsel fonksiyonlarının daha ilerde olduğu, dolayısıyla bilişsel olarak daha esnek oldukları düşünülmektedir. Öğretmen adaylarının bilişsel esneklik düzeyleri öğrenim görmekte oldukları bölüm dikkate alınarak incelendiğinde, Okul Öncesi Eğitimi ve Sınıf Eğitimi Anabilim dallarında öğrenim gören öğretmen adaylarının bilişsel esneklik düzeylerinin anlamlı farklılık göstermediği anlaşılmaktadır. Bu bölümlerde öğrenim görmekte olan öğretmen adaylarının bilişsel fonksiyonlarının benzerlik gösterdiği düşünülmektedir. Elde edilen bulgulardan hareketle, öğretmen adaylarının bilişsel esneklik becerilerinin sınıf düzeyine göre anlamlı farklılık göstermediği anlaşılmaktadır. Bu doğrultuda, öğretmen adaylarının öğretmenlik mesleği eğitimine uyum sağlamaları ile birlikte otomatik düşünmeye başlamaları sonucunda bilişsel esneklik kapasitelerinin öğrenim yaşantılarının ilerleyen yıllarında çok fazla değişmediği düşünülmektedir. Öğretmen adaylarının bilişsel esneklik becerileri ile yetişmiş oldukları ailelerin sosyo–ekonomik ve sosyo–kültürel durumları arasında anlamlı bir farklılık olmadığına işaret etmektedir. Veriler anne–baba eğitim durumuna göre incelendiğinde annesi üniversite mezunu olan öğretmen adaylarının lehine anlamlı farklılık bulunduğu anlaşılmaktadır. Bireylerin gelişiminde anne–çocuk ilişkisi bir adım öne çıkmaktadır. Bununla birlikte, annelerde öğrenim düzeyi yükseldikçe, çocukların eğitimi ile daha fazla ilgilenme, zengin öğrenme ortamları sunma ve sağlıklı iletişim kurma gibi özellikler bakımından çocuklarının gelişimini olumlu yönde destekledikleri görülmektedir. Alt faktörlere ilişkin bulgular incelendiğinde, alternatif üretebilen öğretmen adaylarının Yapıcı Problem Çözme ve Israrcı–Sebatkar Yaklaşım olma özellikleri dikkati çekmektedir. Buna ek olarak; bilişsel esnekliğin Kontrol alt boyutu ile problem çözmenin Probleme Olumsuz Yaklaşma Kendine Güvensizlik ve Sorumluluk Almama faktörü ile de ilişkili olduğu anlaşılmaktadır. Gelecek nesilleri yetiştirmekle görevli öğretmen adaylarının bilişsel esneklik becerilerini etkili olarak kullanmaları sonucunda kişilerarası problemlerin çözümünde başarıya ulaşmalarının, onların hem mesleki hem de kişisel gelişimleri bakımından önemli bir özelliği olduğu düşünülmektedir. Bu nedenle öğretmen yetiştirme programlarında bilişsel açıdan esnek ve problem çözme becerisi gelişmiş bireyler yetiştirme hedefine önem verilmesi önerilmektedir. Bu araştırmadan elde edilen bulgular öğretmen adaylarının bilişsel esneklik düzeyleri ile önemli bilgiler sunuyor olsa da elde edilen bulgular Temel Eğitim Bölümü’nde öğrenim gören öğretmen adayları ile sınırlıdır. Bu nedenle, çalışmanın farklı örneklem gruplarına uygulanması önerilmektedir. Böylece, bilişsel esneklik ve problem çözme becerisi arasındaki bu ilişkinin genellenebilirlik niteliğini arttıracağı düşünülmektedir. 

Anahtar Sözcükler: Bilişsel esneklik, problem çözme, öğretmen eğitimi, öğretmen adayı.

191 Görüldü
2018 Sayı 77

Indexed By

 
#
Tamam