Eurasian Journal of Educational Research

Print ISSN: 1302-597X & e-ISSN: 2528-8911
Zubeyde Demet KIRBULUT
Kimyada Üstkavram ve Üstduyuşun Özyeterlik ile İlişkisinin İncelenmesi
10.14689/ejer.2019.81.3

Problem Durumu: Fen eğitiminde akademik başarının bilişsel değişkenlerle olan ilişkisi üzerine birçok çalışma olduğu halde duyuşsal değişkenlerle ilişkisini inceleyen çalışmalar azdır. Ancak öğrenmede biliş ve duyuş birlikte çok önemli bir rol oynar. Özyeterlik, biliş ve duyuşla ilişkili önemli bir değişkendir. Özyeterlik, kişilerin belli bir performansa ulaşabilmelerini sağlayacak eylemleri örgütleme ve sergileme becerileriyle ilgili yargıları olarak tanımlanmaktadır. Özyeterlik alana özgüdür. Örneğin, kimya dersinde yüksek özyeterliğe sahip bir öğrenci, matematik dersinde düşük özyeterliğe sahip olabilir. Özyeterlik, kişinin duygu, düşünce ve davranışları ile ilgili özyansıtma ve değerlendirmelerde bulunmasını gerektirir. Bu durum, özyeterlikle üstbiliş arasındaki ilişkiyi yansıtır. Üstbiliş karışık bir kavram olup alanyazında birçok tanımı bulunmaktadır. Bu tanımların ortak noktaları, üstbilişin, kişinin bilişsel sisteminin farkında olması, izlemesi ve kontrol etmesi olduğu üzerinedir. Aynı şekilde, üstbilişin boyutları üzerinde de tartışmalar olmakla birlikte üstbilişsel farkındalık ve üstbilişsel düzenleme ortak boyutlardandır ve bu çalışmada da bu boyutlara odaklanılmıştır. Üstbilişin tanımı ve boyutları hakkında farklı görüşler olmasına rağmen, üstbilişin öğrenme üzerindeki olumlu etkisi, üzerinde hemfikir olunan bir durumdur. Üstbiliş birçok süreç ve beceriyi içeren kapsayıcı bir kavram olduğundan kişinin kendi kavramsal sistemini bilmesi ve kontrol edebilmesi bağlamında “üstkavram” terimi kullanılmaktadır. Bu çalışmada da öğrencilerin kimya bağlamındaki kavramlarının farkında olmaları, izlemeleri ve değerlendirmeleri anlamında “üstkavram” üzerine odaklanılmıştır. Özyeterlik duyguların yönetilmesinde de önemlidir. Genellikle endişe gibi olumsuz duygular özyeterliği azaltırken, coşku gibi olumlu duygular özyeterliği arttırır. Buradan hareketle bu çalışmada üstduyuş kavramı üzerinde durulmuştur. Üstduyuş, duyuş hakkında duyuş, biliş hakkında duyuş ve duyuşun izlenmesi anlamına gelmektedir. Üstduyuşta öne çıkan ve bu çalışmada da kullanılan iki boyut; duyuşun farkındalığı ve duyuşun düzenlenmesidir. Özyeterliği yüksek olan kişiler güçlüklere karşı azimlidirler ve bir ödev üzerinde daha fazla çaba sarf ederler. Özyeterliğin akademik başarıyı etkileyen önde gelen değişkenlerden olduğu ortaya konulmuştur. Bu anlamda özyeterliği etkileyen faktörleri belirlemek önemlidir. Özyeterliğin üstbiliş ve duyguyla ilişkisine yönelik çalışmalar vardır ancak üstkavram ve üstduyuş özelinde çalışmalarla karşılaşılmamıştır. Dolayısıyla, özyeterlik ile üstbiliş ve üstduyuş arasındaki ilişkiyi ortaya koyacak çalışmaların bu alanda yol gösterici olacağı düşünülmektedir.

Araştırmanın Amacı: Bu çalışmada özyeterlik ile üstbiliş ve üstduyuş arasındaki ilişki kimya bağlamında incelenmiştir. Bu anlamda aşağıdaki araştırma sorusu bu çalışmaya rehberlik etmiştir: Lise öğrencilerinin kimya dersindeki üstkavramsal farkındalık, üstkavramsal düzenleme, duyuşsal farkındalık ve duyuşsal düzenleme düzeyleri kimya özyeterlik inançlarını ne derecede yordamaktadır?

Araştırmanın Yöntemi: Bu çalışmada keşfedici ilişkisel araştırma deseni kullanılmıştır. Çalışmaya 12. sınıfta öğrenim gören 369 Anadolu Lisesi öğrencisi (187 kız, 155 erkek ve 27 yanıt vermeyen öğrenci) katılmıştır. Veriler, Lise Kimya Özyeterlik Ölçeği (LKÖÖ), Üstkavramsal Farkındalık ve Düzenleme Ölçeği (ÜFDÖ) ve Üstduyuşsal Özellik Ölçeği (ÜÖÖ) kullanılarak toplanmıştır. LKÖÖ, öğrencilerin kimya özyeterlik inançlarını, ÜFDÖ, öğrencilerin kimya ile ilgili kavramlarının ne kadar farkında olduklarını, izlediklerini ve değerlendirdiklerini ve ÜÖÖ de öğrencilerin kimyadaki duygularıyla ilgili üstduyuşsal yönelimlerini ölçmek için kullanılmıştır. Bu çalışmada özyeterlik ile üstbiliş ve üstduyuş arasındaki ilişki kanonik korelasyon analizi (bağımsız değişken seti; üstkavramsal farkındalık, üstkavramsal düzenleme, duyuşsal farkındalık ve duyuşsal düzenleme ve bağımlı değişken seti; bilişsel beceriler kimya özyeterliği ve kimya laboratuvarı özyeterliği) ile incelenmiştir. Kanonik korelasyon analizi, en az iki değişken içeren bağımlı ve bağımsız iki değişken seti arasındaki ilişkiyi inceleyen çok değişkenli bir analizdir.

Araştırmanın Bulguları:Kanonik korelasyon analizi sonucunda özyeterlik ile üstbiliş ve üstduyuş arasındaki ilişkiye dair iki kanonik fonksiyon elde edilmiştir. Anlamlı kanonik fonksiyonların belirlenmesinde üç kriter kullanılmıştır. Bunun için kanonik fonksiyonların istatistiki anlamlılığı, kanonik korelasyon katsayılarının karesine (Rc2) dayalı pratik anlamlılığı ve bağımlı değişken seti gereksizlik (redundancy) indeksine dayalı pratik anlamlılığı değerlendirilmiştir. İstatistiki anlamlılık için kanonik fonksiyonların Wilks’s Lambda değerleri kullanılmış ve bu değerler her iki fonksiyonun da istatistiksel olarak anlamlı olduğunu göstermiştir (birinci fonksiyon için Wilks’s Lambda .67, F(8, 726) = 20.27, p<.001; ikinci fonksiyon için Wilks’s Lambda .95, F(3, 364) = 6.12, p<.001). Kanonik korelasyon katsayılarının karesine bakıldığında ilk fonksiyon için .30 ve ikinci fonksiyon için .05 olduğu bulunmuştur. Buna göre ilk fonksiyon bağımlı ve bağımsız değişken seti arasındaki varyansın daha çoğunu açıklamıştır. Gereksizlik indeksi kriterine göre, birinci fonksiyon için hesaplanan bağımlı değişken seti gereksizlik indeksi .20 iken, ikinci fonksiyona ait değer .02’dir. Yani ikinci fonksiyonla kıyaslandığında, birinci fonksiyonda bağımlı değişken setindeki varyansın daha fazlası bağımsız değişkenler tarafından açıklanmıştır. Bu kriterlere göre birinci fonksiyonun açıklanması daha anlamlıdır. Birinci fonksiyon için kanonik yapı katsayıları incelendiğinde bağımsız değişkenler içinde üstkavramsal düzenleme (rs = .84) en büyük katsayıya sahipken, duyuşsal farkındalık (rs = .34) en düşük değere sahiptir. Üstkavramsal farkındalık ve duyuşsal düzenleme kanonik yapı katsayıları ise sırasıyla .74 ve .71 olarak bulunmuştur. Bağımlı değişkenler açısından ise bilişsel beceri kimya özyeterliği kanonik yapı katsayısı (rs = .99), kimya laboratuvarı özyeterliği (rs = .59) için bulunan değerden daha büyüktür. Bir değişkenin kanonik fonksiyona anlamlı katkı yapabilmesi için kanonik yapı katsayısının .45’ten büyük olması beklenir. Buna göre duyuşsal farkındalık hariç tüm değişkenler pozitif ilişkili olarak birinci kanonik fonksiyona anlamlı katkıda bulunmuştur.

Araştırmanın Sonuçları ve Önerileri: Bu çalışma duyuşsal farkındalık hariç üstkavramsal farkındalık, üstkavramsal düzenleme ve duyuşsal düzenleme ile özyeterlik değişkenleri arasında pozitif bir ilişki olduğunu göstermiştir. Yani öğrencilerin kimya dersindeki üstkavramsal farkındalıkları, üstkavramsal düzenlemeleri ve duyuşsal düzenlemeleri arttıkça kimyadaki bilişsel beceri ve laboratuvar özyeterliklerinin de arttığı söylenebilir. Alanyazında yapılan çalışmaların özyeterliğin öğrencilerin akademik başarıları üzerinde en etkili değişkenlerden biri olduğunu gösterdiği düşünüldüğünde, özyeterliği etkileyen faktörlerin açığa çıkarılmasının önemi daha iyi anlaşılmaktadır. Bu çalışma da kimya özyeterliğini etkileyebilecek üst-düzey (meta-level) değişkenleri işaret etmektedir. Alanyazında, üstkavramsal ve üstduyuşsal değişkenlerin özyeterlik üzerindeki etkisi anlamında bir çalışmayla karşılaşılmadığından bu çalışma bu anlamda alanyazına yeni bir katkı sağlamaktadır. Çalışmadaki üst-düzey değişkenler arasından bağımsız değişken setine en önemli katkıyı üstkavramsal ve duyuşsal düzenleme yapmıştır. Ancak duyuşsal farkındalık anlamlı bir katkı sağlamamıştır. Üstkavram ve üstduyuş çok boyutlu ve karmaşık kavramlardır. Dolayısıyla farkındalık ve düzenleme boyutlarının özyeterlik üzerindeki etkilerinin nasıl gerçekleştiğinin belirlenmesine yönelik nitel ve nicel çalışmalara ihtiyaç vardır. Bağımlı değişken setine bakıldığında ise bilişsel beceri kimya özyeterliği, laboratuvar özyeterliğine göre daha büyük katkı sağlamıştır. Bunun muhtemel sebebi öğretmenlerin sınav sistemi ve malzeme yetersizliği gibi nedenler dolayısıyla daha az laboratuvar kullanmalarından olabilir. Bu çalışmanın sonuçlarına göre kimya öğretmenleri derslerinde özyeterlik için üst-düzey değişkenleri dikkate alabilirler. Bunun için zeki öğretim sistemleri gibi öğretimde yeni yaklaşımları dersleriyle bütünleştirebilirler. Ayrıca öğretmen eğitimi programları da üst-düzey değişkenlerin özyeterlik üzerindeki etkisini dikkate alabilirler.

 Anahtar Kelimeler:üstbiliş, üstduyuş, özyeterlik, kanonik korelasyon analizi.

339 Görüldü
2019 Sayı 81

Indexed By

 
#
Tamam