Eurasian Journal of Educational Research

Print ISSN: 1302-597X & e-ISSN: 2528-8911
Ferhat KARDAS , Zekeriya CAM, Mustafa ESKISU, Sedat GELIBOLU
Psikolojik İyi Oluşun Yordayıcıları Olarak Şükran, Umut, İyimserlik ve Yaşam Doyumu
10.14689/ejer.2019.82.5

Problem Durumu: 19. yüzyılın sonlarında başlayıp İkinci Dünya Savaşı’na kadar devam eden süreçte, psikoloji alanında genel anlamda hayatın negatif yönlerine odaklanan, sorunları teşhis ve tedaviye yoğunlaşan ve bireylerin güçlü yönleri yerine sorunlu yönlerine odaklanan bir yaklaşımın egemen olduğu görülmektedir. Özellikle İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra savaşın etkisi, hümanizm anlayışının yaygınlaşması, hayatın pozitif yönlerini kucaklamaya yönelik ihtiyaç psikolojide hakim paradigmada farklılaşmalara neden olmuştur. Bu çerçevede Carl Rogers, Abraham Maslow gibi öncülerin çalışmalarının etkisiyle insanların güçlü yönlerine olan vurgu artmaya başlamıştır. Pozitif psikoloji yaklaşımı patoloji (hastalık) odaklı bu bakış açısına önemli eleştiriler getirmiş ve psikolojinin hayatın pozitif yönlerini kucaklaması gerektiğini ve bireylerin güçlü yönlerine odaklanarak onların iyi oluşlarını arttırmayı hedeflemesi gerektiğini ileri sürmüştür. Bu çerçevede ortaya çıkan ortaya çıkan çalışmalar 2000’li yılların başında Pozitif Psikoloji alanının sistematik olarak ortaya çıkmasına zemin hazırlamıştır. Pozitif psikoloji yaklaşımının yaygınlaşmasıyla birlikte mutluluk, iyi oluş, yaşam doyumu gibi konular sıkılıkla araştırılmaya başlanmıştır. Bu bağlamda bireylerin yaşam doyumlarını ve iyi oluş düzeylerini yordayan değişkenlerin ortaya konulması ve bu değişkenlere ilişkin çeşitli kuramsal ve uygulamalı çalışmaların gerçekleştirilmesi önem kazanmıştır. Bu bağlamda şükran, umut, iyimserlik ve yaşam doyumu değişkenlerinin birbirileriyle olan ilişkilerinin ortaya konulması ve bu değişkenlerin iyi oluşu yordama düzeylerinin ortaya konulmasının yararlı olacağı düşünülmektedir.

Araştırmanın Amacı: Yukarıda ifade edilenler bağlamında, bu araştırmanın amacı, üniversite öğrencilerinde şükran, yaşam doyumu, iyimserlik ve umut düzeylerinin psikolojik iyi oluş durumunu, göreli önem sırasına göre, hangi düzeyde yordadığını bir regresyon modeli ile ortaya koymaktır. Bu amaç çerçevesinde sözü edilen değişkenlerin arasındaki ilişkilerin ortaya konulması ve bu değişkenlerin iyi oluşu yordama düzeylerinin önem sırasına göre belirlenmesi amaçlanmaktadır. Diğer yandan araştırmada ele alınan değişkenlerin cinsiyete göre anlamlı farklılaşma gösterip göstermediği incelenmektedir.

Araştırmanın Yöntemi: Araştırma tarama modeli ile gerçekleştirilen nicel bir çalışmadır. Araştırmanın çalışma grubu üniversite öğrencilerinden oluşmaktadır. Çalışmaya Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi, Muş Alparslan Üniversitesi, Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi ve Ankara Üniversitesinde, 2017-2018 eğitim öğretim yılında çeşitli fakülte ve bölümlerde öğrenim görmekte olan 510 öğrenci katılmıştır. Araştırmaya katılanların % 70,4’ünü (359) kadın, % 29,6’sını (n=151) erkekler oluşturmaktadır. Katılımcıların yaş aralığı 17-30 aralığında değişmekte olup, yaş ortalaması 21,5’tir (Sx=2,05). Araştırmada veri toplama amacıyla Psikolojik İyi Oluş Ölçeği Yaşam Doyumu Ölçeği,, Şükran Ölçeği, Yaşam Yönelimi ve Umut Ölçeği kullanılmıştır. Veri analizinde çoklu doğrusal regresyon analizinden yararlanılmıştır. Veri analizi öncesinde normallik, doğrusallık ve homojenlik varsayımlarının yanı sıra, çoklu doğrusal regresyon modelinin sayıltıları olan çok değişkenli normal dağılım, doğrusallık, yordayıcı değişkenlerle bağımlı değişken arasında doğrusal bir ilişki, bağımsız değişkenler arasında çoklu bağlantı (multicollinearity) probleminin olmaması, hata terimlerinin varyansının sabit ve hata terimlerinin ortalamasının sıfıra eşit olması varsayımları incelenmiştir. Varsayımların karşılandığı anlaşıldıktan sonra temel analizler yapılmıştır. Analizlerde SPSS paket programı kullanılmıştır. Veri analizi sürecinde betimsel istatistikler, iki aşamalı çoklu doğrusal regresyon analizi, bağımsız örneklem t testi ve Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon Katsayısı yöntemlerinden yararlanılmıştır.

Araştırmanın Bulguları: Araştırmada sonucunda yaşam doyumu, şükran, iyimserlik ve umut değişkenlerinden sadece yaşam doyumu düzeyinin cinsiyete göre anlamlı şekilde farklılaştığı, diğer değişkenlerde bir farklılaşma olmadığı belirlenmiştir. Diğer yandan araştırmadaki bütün değişkenlerin birbirileriyle anlamlı pozitif ilişkilere sahip oldukları sonucuna ulaşılmıştır. Psikolojik iyi oluşu yordayan değişkenlere ilişkin aşamalı regresyon analizi sonuçları psikolojik iyi oluşu en fazla yordayan değişkenlerin sırasıyla şükran, umut, iyimserlik ve yaşam doyumu olduğu belirlenmiştir.Araştırmada psikolojik iyi oluşun en güçlü yordayıcısının şükran duyma olduğu belirlenmiştir. Buna göre şükran duyma tek başına iyi oluştaki değişimin yaklaşık yüzde 36’sını yordamaktadır.

 Araştırmanın Sonuçları ve Önerileri:Bu araştırmada farklı şehirlerde ve farklı üniversitelerde öğrenim görmekte olan üniversite öğrencilerinde psikolojik iyi oluş, yaşam doyumu, şükran, iyimserlik ve umut değişkenleri arasındaki ilişkiler incelenmiş ve oluşturulan regresyon modeli test edilmiştir. Araştırma sonucunda ele alınan değişkenlerin birbirileriyle çeşitli düzeylerde anlamlı pozitif ilişkiler içinde olduğu ortaya konulmuştur. Araştırma bulguları çerçevesinde araştırmacılara iyi oluşu yordamaya ilişkin pozitif duyguların çeşitlenerek benzer araştırmaların tasarlanması, bu araştırmada ele alınan değişkenler arasındaki aracılık ilişkilerine yoğunlaşarak yeni model önerilerinin ortaya konulması, çalışmanın farklı yaş ve meslek gruplarıyla tekrarlanması önerilmektedir. Uygulayıcıların bu araştırmanın bulgularından hareketle şükranı arttırmaya ve şükran aracılığıyla bireylerin iyi oluşlarına katkı sunmaya, iyimserlik ve umut çalışmaları aracılığıyla iyi oluşu arttırmaya ve bireylerin yaşam doyumlarını yükseltmeye ilişkin çalışmalar yapmalarının önemli olduğu düşünülmektedir.

Anahtar Kelimeler: İyi oluş, şükran, umut, iyimserlik, yaşam doyumu

 

214 Görüldü
2019 Sayı 82

Indexed By

 
#
Tamam