Eurasian Journal of Educational Research

Print ISSN: 1302-597X & e-ISSN: 2528-8911
Naciye AKSOY, Ozge NURLU USTUN, Ulku COBAN SURAL
İlkokul Dördüncü Sınıf Öğrencilerinin “Çocuk Hakları” Temelinde Toplumsal Cinsiyet Algıları
10.14689/ejer.2019.83.7

Problem Durumu ve Amaç: Toplumsal cinsiyet toplumsal normlar tarafından belirlenen, belirli sosyal bağlamlarda inşa edilen, öğrenilen, erkek ve kadın için uygun görülen rol ve davranışlara atfedilen sosyal, kültürel, psikolojik özellikleri ifade eden ve aynı zamanda bir sistem olarak farklılık ve eşitsizlik üreten bir durumdur. Kadın ve erkeği kadınlık ve erkeklik kimliklerine ayıran, onlara bu kimliklere uygun roller yükleyen ve belli statülerle özdeşleştiren toplumsal cinsiyet, tarihsel süreçte kadını hem ev içinde hem de kamusal alanda ezen ve ikincilleştiren anlayış ve davranışların kaynağını oluşturmaktadır. Erken yaşlarda öğrenilen, bireylerin özgürlüğünü ve haklarını sınırlayan cinsiyetçi ön kabullerin yine erken yaşlarda tespit edilmesi, eşitlikçi yönde değişimin başlatılabilmesi açısından önemlidir. Bu nedenle bu çalışmada ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin “çocukların hakları” temelinde toplumsal cinsiyet eşit(siz)liğine yönelik algılarını ve bu algılarının cinsiyetlerine göre farklılık gösterip göstermediğini incelemek amaçlanmıştır.

Yöntem: Çalışma, betimsel tekil tarama modeliyle gerçekleştirilmiştir. Seçkisiz olmayan örnekleme yöntemlerinden uygun örneklemeye göre belirlenen çalışma grubu, Ankara ili Çankaya, Elmadağ, Mamak, Pursaklar, Sincan ve Yenimahalle ilçelerinden seçilen birer kamu ilkokulunun dördüncü sınıfında öğrenim gören 264’ü kız, 306’sı erkek olmak üzere toplam 570 öğrenciden oluşturmaktadır. Araştırma, içeriğinde “hak” konularının yer aldığı, Sosyal Bilgiler ile İnsan Hakları, Yurttaşlık ve Demokrasi derslerini alıyor olmaları ve diğer sınıf düzeylerine göre okuma, yazma ve kavrama becerilerinin daha gelişmiş olmasına bağlı olarak anketleri daha rahat ve bilinçli doldurabilecekleri düşüncesiyle dördüncü sınıf öğrencileri üzerinden gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın verileri Élizabeth Brami ve Estelle Billion-Spagnol tarafından çocuklar için yazılmış özgün adları La déclaration des droits des filles (Kız Çocuk Hakları Bildirgesi) ve La Déclaration des droits des garçons (Erkek Çocuk Hakları Bildirgesi) olan kitaplardan esinlenilerek araştırmacılar tarafından geliştirilen veri toplama aracı ile elde edilmiştir. Araştırmanın anketler yoluyla elde edilen verileri SPSS programıyla analiz edilmiştir. İncelenen değişkenlerin birisi “kız” ve “erkek” şeklinde iki (2) nitelik, diğeri de “kızların hakkıdır”, “erkeklerin hakkıdır” ve “hem kızların hem de erkeklerin hakkıdır” şeklinde üç (3) nitelik halinde olduğu için veriler frekans, yüzde ve kay-kare ile analiz edilmiştir. Analiz sonucunda beklenen frekansı 5’in altına düşen hücre sayısının toplam hücrelerin yaklaşık %20’sinden fazlasını oluşturduğu maddeler için anlamlılık yorumu yapılmamış̧, bu maddeler sadece çapraz tablo olarak kullanılmıştır. Anlamlılık yorumu yapılabilen maddelerde gruplar arasında farklılık çıkanlar ile ilgili daha sağlıklı yorumlar yapılabilmesi için de frekans ve yüzdelerine bakılmıştır.

Bulgular: Ankette yer alan 48 maddenin 30’unda hem kız hem erkek öğrencilerin yarıdan fazlasının eşitlikçi bir algı içerisinde olduğu görülürken 18 maddede ise cinsiyetçi bakış açılarına sahip oldukları tespit edilmiştir. Örneğin hem kız hem de erkek öğrencilerin yarıdan fazlası gündelik yaşam becerilerinden  “tamirat yapmayı ve çivi çakmayı bilmenin”, erkeklerin hakkı olduğu düşüncesindedir.  Benzer şekilde yine hem kız hem de erkek öğrencilerin yarıdan fazlası “bulaşık yıkama, dikiş dikme, örgü örme ve ütü yapmayı bilmenin” kızların hakkı olduğu inancındadır. Geleneksel olarak kız ve erkek çocuklar ile özdeşleştirilen oyunlar bu çalışmada da öğrenciler tarafından onaylanmıştır. Öğrencilerin çoğunluğu “evcilik oyunu” ve “oyuncak bebekler ile oynamanın”  kızların hakkı, “arabalarla oynamanın” da erkeklerin hakkı olduğu görüşündedir. Spor dallarından “futbol oynama” ve “boks yapma”yı kız öğrencilerin yarısından biraz fazlası eşit bir hak olarak görürken erkek öğrencilerin yarıdan fazlası her iki spor dalında da kızlara göre daha cinsiyetçi bir bakış açısı içerisindedir. Hem bir spor hem de bir sanat dalı olan “bale” ise her iki öğrenci grubu tarafından da yüksek oranda kızların hakkı olarak algılanmaktadır. Bu bulguların yanı sıra akademik başarı, şiir ve türlerine göre kitap okuma, film izlerken duygularını açığa vurma, satranç oynama, korku filmi izleme gibi konularda ise her iki grubun da yüksek düzeyde eşitlikçi bir görüş içerisinde oldukları görülmüştür. Polis, savcı/hakim, heykeltıraş, cumhurbaşkanı, cerrah, anaokulu/ortaokul öğretmeni, astronot gibi eğitim gerektiren meslekleri edinmeyi hem kız hem erkek öğrenciler yüksek oranda eşit bir hak olarak görmektedir. Ancak “kamyon şoförü olmak” ile “bebek bakıcısı olmak” konusunda her iki öğrenci grubunun da yüksek düzeyde cinsiyetçi olduğu görülmüştür. Hemşirelik mesleğinde ise kızlar daha eşitlikçi iken, erkekler bu mesleği daha çok kızlarla ilişkili görmektedir. Hem kız hem de erkek öğrenciler mavi ve pembe renk giymeyi her iki cinsiyet için de eşit bir hak olarak görürken oranlar dikkate alındığında erkeğin mavi, kadının ise pembe rengin taşıyıcısı olduğu cinsiyetçi bakış açısının da özellikle erkekler olmak üzere tüm öğrencilerde belirgin olduğu görülmüştür. Araştırmadan elde edilen diğer bir sonuca göre, öğrencilerin saçlarını kısa kestirme, uzatma ve atkuyruğu yapma haklarına yönelik görüşleri, cinsiyetlerine göre istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde farklılaşmakta ve erkeklerin bu haklarla ilişkili olarak daha cinsiyetçi tutumlara sahip oldukları görülmektedir. Genel anlamda saçlarını kestirmek ve uzatmak her iki cinsiyet için de eşit bir hak olarak görülürken saçlarını atkuyruğu yapmak çoğunlukla kızların hakkı olarak görülmektedir. Araştırmanın bütününde ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin mesleklere, oyunlara, oyuncaklara, renklere, gündelik yaşam becerilerine, akademik, sanatsal ve sportif etkinliklere genel olarak “eşit hak” temelinden bakmadıkları, belirgin cinsiyet kalıp yargılarına sahip oldukları ve kız öğrencilerin erkek öğrencilere göre toplumsal cinsiyet rolleri açısından daha eşitlikçi bir algıya sahip olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

İleriye Dönük Araştırma ve Uygulama için Öneriler:  Eğitimin içerik ve işleyişinin (programlar, kitaplar, öğretmen davranışları, mekânlar, etkinlikler) her türlü cinsiyetçi ögeden ve uygulamadan arındırılmasına yönelik çaba gösterilmelidir. Aileler ve genel olarak toplumun cinsiyet eşitliğine yönelik bilinçlerinin yükselmesi yönünde adımlar atılmalıdır.

Anahtar Kelimeler: toplumsal cinsiyet, çocuk hakları, dördüncü sınıflar, cinsiyet rolleri gelişimi, tarama modeli.

 

35 Görüldü
2019 Sayı 83

Indexed By

 
#
Tamam