Eurasian Journal of Educational Research

Print ISSN: 1302-597X & e-ISSN: 2528-8911
Isiner SEVER, Ali ERSOY
Öğretmen Eğitimcisi Olma Yolunda Bir Sınıf Öğretmeninin Yolculuğu
10.14689/ejer.2019.83.4

Problem Durumu: Öğretmen eğitimi yaygın olarak çalışılan bir konu olmasına rağmen, öğretmen eğitimcilerinin eğitimi konusunun çoğunlukla ihmal edildiği söylenebilir. Öğretmen eğitimiyle ilgili çok fazla söz söylenmiş olmasına rağmen, öğretmen eğitimcilerinin kendilerine ilişkin pek fazla sözün sarf edilmemiş olduğu ifade edilmektedir. Buna paralel olarak öğretmenlikten öğretmen eğitimciliğine geçiş süreci ile ilgili de pek fazla çalışmanın olmadığı söylenebilir. Alanyazındaki mevcut çalışmalar da öğretmen eğitimciliğine geçişi, öğretmen eğitimcilerin eğitimi bağlamında çalışmaktadır. Türkiye’de eğitim fakültelerinden mezun olduktan sonra göreve başlayan öğretmenlerin bir bölümü lisansüstü eğitime yönelmektedirler. Süreç içerisinde ya da sonunda bu öğretmenler kadro bularak üniversitelerde öğretmen eğitimcisi olarak çalışmaya başlamakta ya da en azından bunu başarmaya çabalamaktadırlar. Öğretmenlikten öğretmen eğitimciliğine geçiş sürecinde bu bireylerin neler deneyimledikleriyle ilgili pek fazla bilgi sahibi olmadığımızı söylemek mümkündür. Bu çalışma Türkiye’deki öğretmen eğitimcisi olmayı başarmış bir sınıf öğretmeninin hikâyesi üzerinden öğretmenlikten öğretmen eğitimciliğine geçiş sürecine ışık tutmaya çalışmıştır. Bu hikâye ile Türkiye’de öğretmenlikten öğretmen eğitimciliğine geçen benzer bireylerin; neden ve nasıl bu yola girdikleri, beklentileri ve sürece ilişkin deneyimleri anlaşılmak istenmiştir.

Amaç: Türkiye’de öğretmen eğitimcisi olma yolundaki öğretmenlerin bu tercihlerine neden olan etmenlerin ve sürece ilişkin deneyimlerinin önemli olduğu düşünülmektedir. Bu sebeple bu araştırmada öğretmen eğitimcisi olma yolunda ilerleyen bir öğretmenin deneyimlerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu deneyimler katılımcının lisansüstü eğitime başlama,  üniversiteye geçiş süreci ve geçişten sonra yaşadıklarına ilişkin öğretmen eğitimcisi olma süreçleriyle ilgili önemli ipuçları vermektedir. Bu araştırmada öğretmenlikten öğretmen eğitimciliğine geçiş süreci incelenmek istenmiştir. Bu araştırmanın amacı; bir sınıf öğretmeninin öğretmen eğitimcisi olma sürecini kendi öyküsüyle incelemektir. Bu amaç doğrultusunda aşağıdaki sorulara cevap aranmıştır.

  1. Sınıf öğretmeninin öğretmen eğitimcisi olma kararını verme süreci nasıl gelişmiştir?
  2. Sınıf öğretmeninin öğretmen eğitimcisi olma sürecindeki deneyimleri nelerdir?
  3. Sınıf öğretmeninin süreç sonucunda beklentilerinin karşılanma durumuna ilişkin düşünceleri nelerdir?

Yöntem: Bu araştırmada bir sınıf öğretmeninin öğretmen eğitimcisi olma deneyimleri, kendi anlatımları üzerinden kronolojik olarak ele alınarak öğretmenlikten öğretmen eğitimciliğine geçiş deneyimlerine ışık tutulmak istenmiştir. Bir ya da az sayıda bireyin yaşam deneyimlerinin yakalanmasında, anlatı araştırmasının en iyi metot olduğu ifade edilmektedir. Bu yönüyle yürütülen araştırma anlatı araştırması olarak tasarlanmıştır. Araştırma verileri; Türkiye’deki bir üniversitenin eğitim bilimleri enstitüsünde araştırma görevlisi olarak görev yapan bir doktora öğrencisinden yarı-yapılandırılmış görüşmeler aracılığıyla toplanmıştır. Görüşme verilerinin analizinde anlatı analizi kullanılmıştır. Katılımcının anlatısı; sosyal etkileşim, zaman ve olay örgüsü içerisinde hikâyeleştirilerek sunulmuştur.

Bulgular ve Sonuç: Bu araştırmada bir devlet okulunda öğretmenlik yapmakta iken lisansüstü eğitime başlayan, sonrasında üniversitede öğretmen eğitimcisi olan bir sınıf öğretmeninin deneyimleri incelenmek istenmiştir. Öğretmenin, öğretmen eğitimcisi olma kararında ve üniversiteye geçmesinde etkili olan birçok etkenin olduğu söylenebilir. Öğretmen milli eğitim kurumlarının öğretmenlere ve onların kendilerini geliştirme çabalarına değer vermeyen, onları durağan hale getiren bir yapısının olduğunu ifade etmiştir. Bununla birlikte öğretmen kendisinin yüksek lisans eğitimine devam etmesinin o zaman çalıştığı ilkokul yönetimi tarafından desteklenmediği söylemiştir. Katılımcı öğretmen “üniversitede çalışmanın” öncelikli amacı olmadığını, lisansüstü eğitimini devam ettirmesine engel olmayacak bir kadro istediğini, bu kadronun da üniversitelerdeki akademik kadrolar olduğunu belirtmiştir. Katılımcının üniversiteye geçmek isteyişinde etkili olan bir diğer neden ekonomik nedenlerdir. Katılımcı lisansüstü eğitimine devam edebilmek için milli eğitim kurumundan az ders aldığını, ek ders ücreti alamadığı için ekonomik olarak sıkıntı yaşamaya başladığını ifade etmiştir. Katılımcı öğretmen üniversiteye geçişe bir diğer sebep olarak bulunduğu sosyal çevreyi gerekçe göstermiştir. Öğretmen, çocuğunun gelişiminde yardım alabileceği kişilerin çevresinde bulunmasını istemiş ve kamu okullarındaki öğretmenlerden oluşan bir çevrenin bunu sağlayamayacağını ifade etmiştir. Katılımcı öğretmen süreç sonunda geldiği yerden memnun olduğunu, beklentilerinin büyük oranda gerçekleştiğini ifade etmiştir. Ancak lisansüstü eğitim süresince öğrencilerle daha fazla iç içe olmak istediğini fakat bunun gerçekleşmediğini söylemiştir.

Tartışma ve Öneriler: Türkiye’deki milli eğitim kurumlarında ya da üniversitelerin akademik kadroları dışındaki kadrolarda çalışırken, lisansüstü eğitime devam etmenin önünde bazı güçlüklerin olduğunu söylemek yerinde olacaktır. Kurumların personeline lisansüstü eğitim için izin verme konusunda isteksiz davrandığı, kolaylaştırıcı olmadığı söylenebilir. Güncel mevzuatın da buna paralel bir bakış açısına sahip olduğunu ifade etmekte yarar vardır. Katılımcı öğretmenin lisansüstü eğitime başladığı dönemde kamuda çalışan öğretmenler için öğrenim özrü tayin gerekçesi iken, sonraki dönemlerde bu özür yönetmelikten çıkarılmış, katılımcının sözünü ettiği sorunlara mevcut durumda bir yenisi daha eklenmiştir. Lisansüstü eğitim süreçlerinin sancılı süreçler olduğu kabul edilmekle birlikte; ortaya çıkan sancıların önemli bir kısmının kurumların içsel dinamiklerinden, mevzuattan ve kurum kültürlerinden kaynaklandığını söylemek yerinde olacaktır. Öğretmenlerin kendini geliştirme ve gerçekleştirme çabalarının desteklenmesi ve teşvik edilmesi bir yana, kurumlar mevcut işleyişleri ile sözü edilen girişimlere ket vurabilmektedir. Bu durum benzer süreçlerdeki öğretmenleri daha bu yola girmeden caydırabilmektedir. Milli eğitim okulları mevcut kültürleri ve mevzuatlarıyla, bünyesinde görev yapan öğretmenlerin lisansüstü eğitim taleplerine cevap verememektedir. Okulların sözü edilen mevcut yapısı, lisansüstü eğitim yoluna giren öğretmenleri üniversitelere geçiş yapmaya mecbur bırakabilmektedir. Bunun bir sonucu olarak milli eğitim okulları, lisansüstü eğitim alan nitelikli öğretmenleri kaybetmektedir. Milli eğitim okullarındaki mevcut kültür değiştirilerek ve mevzuatlar iyileştirilerek öğretmenlerin kurumlarından ayrılmalarının önüne geçilebilir. Öğretmenlerin lisansüstü eğitimlerinin önündeki sözü edilen engeller kaldırılarak ve öğretmenlerin lisansüstü eğitim almaları teşvik edilerek milli eğitim okullarındaki mevcut öğretmen niteliklerinin iyileştirilmesine katkıda bulunulabilir. Öğretmen eğitimcilerinin eğitimi sürecinde, mesleki tecrübe-alan deneyimi kazanımı konusunun ihmal edilen bir konu olduğu söylenebilir. Öğretmen eğitimciler lisansüstü eğitimleri boyunca alana ilişkin pratik tecrübe kazanmadan süreci tamamlamaktadırlar. Öğretmen eğitimcilerinin yetiştirilmesi sürecinde alan deneyimine önem verilerek öğretmen eğitimindeki niteliğin de artırabileceği düşünülmektedir.

Anahtar Sözcükler: Öğretmen Eğitimi, Öğretmen Eğitimcilerinin Eğitimi, Öğretmenlikten Öğretmen Eğitimciliğine Geçiş, Anlatı Araştır

46 Görüldü
2019 Sayı 83

Indexed By

 
#
Tamam