Eurasian Journal of Educational Research

Print ISSN: 1302-597X & e-ISSN: 2528-8911
Nilufer KOCTURK
Retrospektif Bir Çalışma: Çevrimiçi Haberlere Göre Okulda Yaşanan Cinsel İstismar Olaylarında Mağdurlar, Failler ve Olayın Özellikleri
10.14689/ejer.2020.86.6

Problem Durumu: Öğrenciler için en güvenli yerlerden biri olması gereken okul ortamı yaşanan çocukluk dönemi cinsel istismarı (Cİ)  ile güvensiz bir ortam olabilmekte ve öğrencilerde çeşitli psiko-sosyal sorunlara yol açabilmektedir (Çelik vd., 2012). Her ne kadar ev dışı sosyal alanlarda Cİ mağduriyetlerinin daha az olabildiği (Shattuck, Finkelhor, Turner ve Hamby, 2016) alanyazında vurgulansa da okul ortamında yaşanan Cİ’ye yönelik çalışmalar kısıtlı sayıdadır (Gebeyehu, 2012; Shakeshaft ve Cohan, 1995). Var olan çalışmalarda da okul ortamında yaşanan Cİ’ye yönelik çok farklı oranların saptandığı görülmektedir.

Araştırmanın Amacı: Alanyazında kısıtlı sayıda araştırmanın olması ve okul ortamında gerçekleşen Cİ’nin, mağdurların ve istismarcı öğretmenlerin özelliklerinin tam olarak bilinememesi, araştırma yapmak için bu mağdurlara ulaşılamaması, okul Cİ olaylarının haberlerden öğrenilebilmesi (Çelik vd., 2012) ve Türkiye’de toplumun haber alma kaynağı olarak en çok interneti ve televizyonu kullanmaları (Olkun, 2017) sebebiyle, bu çalışmanın amacı internetteki haber sitelerinde yer alan okul ortamında yaşanan Cİ’lere yönelik haberlerin incelenerek Cİ olaylarının niteliğinin, istismarcılara ve mağdurlara dair bireysel özelliklerin belirlenmesidir.

Araştırmanın Yöntemi: Bu çalışmada arşiv araştırma yöntemi kullanılarak çevrim-içi basında yer alan Cİ haberleri geriye dönük olarak taranmıştır. Bu bağlamda çalışma, nitel araştırma modelindedir.

Araştırmanın Bulguları: Okul ortamında veya okul ortamından bir kişi tarafından Cİ’ye maruz kalmış olan öğrencilerin çevrimiçi basında yer alan haberlerinin incelendiği bu çalışmada konuyla ilgili 163 habere ulaşılmıştır. Belirlenen 163 Cİ olayının %30.7’si (n = 50) ilkokulda, %26.4’ü (n = 43) ortaokulda, %42.9’u (n = 70) lisede geçmekte olup mağdurların sınıf düzeyi 1. sınıf ile 12. sınıf arasında değişmektedir.

Çalışmanın bulgularına göre mağdur sayısının her bir olayda 1-100 arasında değiştiği, olayların %60.7’sinde (n = 99) birden fazla mağdurun olduğu; %63.8’inde (n = 104) istismarcının birden fazla kez (çoklu) istismarda bulunduğu öğrenilmiştir. Olayların %79.1’inin (n = 129) taciz, %16.6’sının (n = 27) tecavüz vakası olduğu, %4.3’ünde (n = 7) Cİ türünün ne olduğuna dair net bir bilginin olmadığı saptanmıştır. Cİ olaylarının yaşandığı ortam incelendiğinde de en az %31.9’unun (n = 52) sınıf ortamında, %33.1’inin (n = 54) okulda sınıf dışı ıssız/özel bir ortamda, %20.2’sinin (n = 33) okul dışında gerçekleştiği saptanmıştır.

Çalışmanın ikinci sorusuna yönelik istismarcıların özelliği incelendiğinde ise 163 istismar haberinde istismarcı sayısı toplam 208 olup istismarcıların yaklaşık %1’i (n = 2) kadın %99’u (n = 206) erkektir. İstismarcıların %60.7’si öğretmen, %14.7’si müdür veya müdür yardımcısı, %12.3’ü akran veya üst sınıftan bir öğrenci, %9.2’sinde öğretmen ve idareci dışındaki okul personeli (örn., temizlik görevlisi, memur, kantinci) ve %3.1’inde servis şoförü gibi okul dışından bir kişidir.

İstismarda bulunan öğretmenlerin branşları incelendiğinde ise öğretmenlerin her branştan olabildiği, en çok sınıf öğretmenliği (%29.3) ve beden eğitimi öğretmenliği (%13) branşlarından oldukları belirlenmiştir. İstismarcıların öğretmen ve idareci olup olmamalarına göre taktikleri incelendiğinde ise öğretmen ve idareci olanların öğrencilere aşırı derecede arkadaşça tutum veya otorite figürü harici davranışlar sergiledikleri (n = 13), sosyal faaliyetlere gitme ve masaj yapma/yaptırma gibi kandırma davranışlarında bulundukları (n = 10), mağdurlara para, özel ders, okuldan atılmama gibi rüşvet veya pekiştireç teklif ettikleri (n = 11), sınıf içinde diğer öğrencilerin olayı anlamaması için oyun vb. farklı taktikler kullandıkları (n = 6), öğrenciye âşık olduklarını belirtip duygusal yakınlık/flört ilişkisi aracılığıyla Cİ’de bulundukları (n = 6), kendi odalarının kapısını kilitledikleri (n = 6), öğrencileri çeşitli bahanelerle eve götürdükleri (n = 4), olayın aralarında sır olarak kalmasını istedikleri (n = 3), olayı anlatırsa inanılmayacağına ve dava açacağına dair tehdit ile mağdurları korkutabildikleri (n = 3), öğrenci kabul etmediğinde darp etme gibi şiddet davranışları sergiledikleri (n = 2) ve ders saatinde öğrenciyi sınıftan alarak odalarında Cİ’de bulundukları (n = 2) belirlenmiştir. Buna karşın, istismarcının akran veya üst sınıftan bir öğrenci olması durumunda istismarcıların daha çok video, fotoğraf gibi görüntü çekimi ile mağdurlara tehditte ve şantajda bulundukları (n = 7), kandırma davranışı sergiledikleri (n = 4) ve flört ilişkisinden yararlanarak Cİ’de bulundukları (n = 2) saptanmıştır.

Öğrencilerin %63.8’inin (n = 104) sırasıyla aile üyesi, rehber öğretmen, okul yönetimi ve arkadaş gibi bir kişiye olayı anlattığı saptanmıştır. Bildirim sonrası ise okul yönetiminin veya MEB yetkililerinin olumsuz tutum sergilediği 41 haberde (%25.2) belirtilmiş olup, en çok görülen olumsuz tutumun ise adli bildirimde ve idari işlemde bulunmama (n = 18) ile okul yönetiminin Cİ bildirimine inanmaması ve istismarcıyı savunması (n = 8) olarak aktarılmaktadır.

Araştırmanın Sonuçları ve Önerileri: Bu çalışmada okul ortamında yaşanan Cİ olaylarında mağdurların çoğunluğunun kız öğrenciler olmakla birlikte erkek öğrencilerin de bireysel ve çoklu Cİ’ye maruz kaldıkları, en çok görülen Cİ türünün taciz olduğu, Cİ olaylarının en çok lisede ve ilkokulda yaşandığı, her tür lisede/okul türünde Cİ’nin görülebildiği, olayların çoğunluğunda mağdurun birden fazla olduğu, istismarcıların da aynı mağdura çoğunlukla birden fazla kez istismarda bulunduğu ve Cİ olaylarının en çok okul-içi bir ortamda yaşandığı belirlenmiştir. Okul-içi ortamda ise Cİ en çok, sınıfta, kişisel oda, spor salonu, kalorifer dairesi gibi sınıf dışı ıssız/özel bir ortamda meydana gelirken, araç içi, istismarcının evi, açık alan gibi okul dışı alanlarda da yaşanabilmektedir. Bunlara ek olarak, öğrencilerin yaşadığı Cİ türünün çoğunlukla fiziksel temas içerdiği ve öğrencilerin teşhirciliğe, tecavüze, sözel ve/veya sanal Cİ’ye de maruz kaldıkları belirlenmiştir. Elde edilen bu bilgiler alanyazınla karşılaştığında, Cİ’nin meydana geldiği yer gibi bulgulara dair bilgilerin kısıtlı olduğu; ancak alanyazında da kızların erkeklere göre okul ortamında daha fazla Cİ’ye maruz kaldıklarının (Mototsune, 2015; Ratliff ve Watson, 2014; Shakeshaft ve Cohan, 1995), Cİ’nin okul-içi ve okul-dışı ortamda meydana geldiğinin (Knoll, 2010; Mototsune, 2015; Shakeshaft ve Cohan, 1995), Cİ’nin devlet, dini ve özel okullarda gerçekleştiğinin ve en çok devlet okullarında yaşandığının (Mototsune, 2015) belirlendiği görülmektedir.

Sonuç olarak, medyada yer alan haberlerinin incelendiği bu çalışma ile okul ortamında yaşanan Cİ’lerin, mağdurlarının ve istismarcılarının özelliğine dair birçok bilgi elde edilmiştir. Elde edilen bulgulara dayanarak okullarda öğrencilere, öğretmenlere, diğer okul personeline ve ebeveynlere yönelik düzenli aralıklarla Cİ’yi önleme konusunda eğitimler gerçekleştirilebilir. Bu eğitimlerde istismarcı ve mağdur profiline dair bilgiler, hangi davranışların istismar olduğu, hangi davranışların gözlenmesi durumunda Cİ’den şüphelenilmesi gerektiği (örn., öğrenci içeride iken okul yöneticisinin kişisel odasının kapısını kilitlemesi) ve bildirim yapmanın önemi (örn., adli bildirimde bulunmadığı için hapis cezası alan olgular belirtilerek) anlatılabilir. Bununla birlikte, okul yönetiminde bulunan kişilerin de istismarcı olabileceği veya istismarcı öğretmeni veya diğer okul personelini koruyabileceği göz önüne alınarak, MEB bünyesinde okulda yaşanan Cİ iddialarına yönelik açık bir politika oluşturulması sağlanabilir. Ayrıca, bu çalışmada geçmişte Cİ iddiası olan öğretmenlerin yeni atandıkları okulda da Cİ davranışı sergiledikleri görüldüğünden, iddia dahi olsa adli yönden suçsuz bulunana kadar istismarcı öğretmenlerin ve diğer okul personelinin çocuklarla birebir iletişim halinde olmasının engellenmesi gerektiği düşünülmektedir. Bir diğer yönden, bu çalışmada belirlenen ve Cİ’nin gerçekleşebileceği okul içindeki ıssız alanlarda güvenlik önlemleri (örn., kamera) alınabilir ve bu önlemlerin istismarcılar için caydırıcılık oluşturması sağlanabilir.

Anahtar Kelimeler: Okul, cinsel istismar, çocukluk dönemi cinsel istismarı, öğretmenin cinsel istismarı, akran cinsel istismarı, okul güvenliği.

 

448 Görüldü
2020 Sayı 86

Indexed By

 
#
Tamam