Eurasian Journal of Educational Research

Print ISSN: 1302-597X & e-ISSN: 2528-8911
Devrim ERDEM
Öğretmen Adayları İçin Çok Kültürlü Yeterlilik Ölçeği: Geliştirilmesi, Geçerliği ve Ölçme Değişmezliği
10.14689/ejer.2020.87.1

Problem Durumu: Yeni milenyum hem yerel hem de küresel düzeyde artan bir çeşitliliğe tanık olmaktadır. Ülke demografilerindeki değişimler ve göçteki artışlara bağlı olarak okullardaki öğrenci çeşitliliği de artmaktadır. Bu nedenle, araştırmacılar, okul politikalarının ve uygulamalarının bu öğrenci çeşitliliğini karşılayabilecek şekilde gelişmesi gerektiğini vurgulamaktadır (Banks, 2010). Böylesi bir küresel dünyada farklı geçmişlerden ve kültürel alt yapılardan gelen öğrencilerle karşı karşıya kalacak öğretmen adaylarının nitelikli bir eğitime sahip olmaları gerekmektedir (Nzai ve Feng, 2014). Bir diğer ifadeyle, öğretmenlerin kültürel ve dilsel olarak farklı gruplardan gelen öğrencilere etkili bir şekilde hizmet etmeleri için hazırlıklı olmaları gerekir (Mysore, Lincoln ve Wavering, 2016).

Rosado (1997), çok kültürlülüğü bir toplumdaki tüm farklı grupların varlığını tanıyan ve saygı duyan, sosyo-kültürel farklılıklarını kabul edip değer veren, bunun yanı sıra varlıklarını sürdürmelerini teşvik eden ve sağlayan bir inanç ve davranış sistemi olarak tanımlamaktadır. Parekh (2002) ise daha geniş bir bakış açısıyla çok kültürlü eğitimi, kendini yansıtma, kanıtların bağımsız olarak değerlendirilmesiyle fikirlere ulaşma becerisi, başkalarına saygı duymak, çeşitli bakış açılarına ve yaşam tarzlarına duyarlı olmayı içeren ve entelektüel merakı destekleyen eğitim faaliyetleri olarak görmektedir. Eğitimde çok kültürlülüğün temel amacı, öğrencinin özelliklerini anlayabilen ve her öğrencinin akademik potansiyelini gerçekleştirmesine yardımcı olmak için gerekli becerilere sahip yetkin eğitimciler yetiştirmektir (Keengwe, 2010; Walker, Shafer ve Iiams, 2004). Ancak öğretmen adaylarının birçoğu öğretmen eğitimi programlarına çok sınırlı deneyimlerle girdiklerini belirtmişlerdir (Valentin, 2006). Yapılan araştırmalarda aday öğretmenler, farklı kültürlere mensup öğrencilere ve çok kültürlü okul ortamlarında eğitim vermeye yeterince hazır olmadıklarını bildirmişlerdir (Cho ve DeCastro-Ambrosetti, 2005; Futrell, Gomez ve Bedden, 2003; Ladson-Billings, 2000; Valli ve Rennert-Ariev, 2000).

Parekh (2002), iki veya daha fazla kültürel grubu içeren bir grubu çok kültürlü olarak tanımlar. Nitekim zengin kültür ve uygarlıklara ev sahipliği yapan bir ülke olan Türkiye de çok kültürlü bir toplum olarak kabul edilir (Polat ve Kılıç, 2013). Türk eğitim sistemine katılan öğrenciler etnik köken, din, sosyal sınıf, ırk, cinsel yönelim ve birçok özellik bakımından çeşitlilik göstermektedir (Kotluk ve Kocakaya, 2018). Ayrıca, bugün Türkiye, 1.7 milyon çocuğun da dahil olduğu 4 milyon civarında mülteciye ev sahipliği yapmaktadır. Bu mevcut demografik durumun bir sonucu olarak, tüm dünyadaki öğretmenlerin yanı sıra Türkiye'deki öğretmenlerin de farklı kültürel aidiyetleri olan öğrenciler karşısında donanımlı olmaları gerekmektedir.

Araştırmanın Amacı: Bu çalışmanın amacı, öğretmen adaylarının çok kültürlü yetkinliklerini ölçen bir ölçek geliştirmektir. Sosyal bilimler ve davranış bilimlerinde test puanları genellikle grup karşılaştırmaları yapmak için kullanılır. Ancak, bu tür karşılaştırmalar yalnızca eldeki puanlar karşılaştırılabilir olduğunda geçerli olur. Bu nedenle, bu çalışmada cinsiyet grupları arasında ölçme değişmezliğinin incelenmesi de gerekli görülmüştür.

Araştırmanın Yöntemi:Ölçeğin faktör yapısını belirlemek için açımlayıcı faktör analizi (AFA) uygulanmıştır. Model veri uyumu doğrulayıcı faktör analizi (DFA) ile incelenmiştir. DFA, maksimum olabilirlik kestirim yöntemi ve kovaryans matrisi kullanılarak yürütülmüştür. Ölçme değişmezliği ise çoklu grup doğrulayıcı faktör analiziyle test edilmiştir.

Araştırmanın Bulguları: Açımlayıcı faktör analizi işlemi sonucunda ölçek maddelerinin özdeğeri bir’den büyük üç faktör altında toplandığı gözlenmiştir. Faktör yük değerleri .40’ın altında olan ve binişiklik gösteren maddeler ölçekten çıkarılmıştır. Bu koşullardaki 14 madde ölçekten çıkarıldığında ortaya çıkan üç faktörlü yapı, toplam varyansın %54.7’sini açıklamaktadır. Birinci faktörün (Farkındalık) özdeğeri 4.74 ve açıkladığı varyans %33.86’dır. Bu faktör altında altı madde yer almıştır. İkinci faktörün (Beceri) özdeğeri 1.86 ve açıkladığı varyans %13.32 olarak belirlenmiştir. Bu faktör altında beş madde yer almıştır. Üçüncü faktörün (Bilgi) özdeğeri 1.05 ve açıkladığı varyans %7.51’dir. Bu faktör altında üç madde yer almıştır.

Açımlayıcı faktör analizinde ortaya çıkan yapının doğrulanıp doğrulanmadığı farklı bir örneklem üzerinde DFA ile sınanmıştır. Analiz sonucunda 14 maddelik birinci-düzey üç faktörlü yapı için ortaya çıkan uyum istatistikleri χ2(74)=143.72, χ2/sd =1.97, GFI=.94, CFI=.97, NFI=.95, NNFI=.97, RMSEA=.056 [%90 güven aralığı .042-.069] ve SRMS=.05; ikinci-düzey üç faktörlü yapı için ortaya çıkan uyum istatistikleri ise χ2(74)=143.72, χ2/sd=1.94, GFI=.94, CFI=.94, NNFI=.93, RMSEA=.055 [%90 güven aralığı.041-.068] ve SRMS=.048 olarak bulunmuştur. Bu ölçüler değerlendirildiğinde üç faktörlü yapı için DFA uyum indekslerinin kabul edilebilir sınırlar dahilinde olduğu sonucuna varılmıştır. Bu bulgular doğrultusunda, ölçeğin 14 maddelik üç faktörlü yapısına ilişkin model veri uyumunun oldukça iyi düzeyde olduğu çıkarımı yapılmıştır.

Güvenirliği belirlemek için her bir alt ölçek için Cronbach alfa katsayıları hesaplanmıştır. Farkındalık alt ölçeğinde altı madde yer almaktadır ve alfa değeri .79’dur. Beceri alt ölçeğinde beş madde bulunmaktadır ve alfa değeri .76’dır. Bilgi alt ölçeğinde üç madde yer almaktadır ve alfa değeri .68’dir. Alt ölçeklerdeki madde sayıları dikkate alındığında iç tutarlılığın yeterli olduğu ifade edilebilir.

Cinsiyete göre ölçme değişmezliğini incelemek için öncelikle kız ve erkek gruplarında ayrı ayrı DFA yapılmıştır. Bulgular incelendiğinde her iki katılımcı grubu için de model uyumunun yeterli düzeyde olduğu ortaya çıkmıştır. Ölçme değişmezliği incelenirken iç içe geçmiş ve kısıtlama içeren bir dizi model aşamalı olarak test edilmiştir. İç içe geçmiş modeller sınanırken ilk aşamada yapısal (configural) değişmezlik modeli test edilir. Uyum değerleri incelendiğinde yapısal değişmezliğin cinsiyet gruplarında sağlandığı görülmektedir (χ2/sd=1.85< 3; CFI=.95; RMSEA=.070). Bu sonuç, hem üç faktörlü yapının hem de bu faktörler altındaki maddelerin kız ve de erkek grubunda aynı şekilde geçerli olduğunu ifade etmektedir. Bundan sonraki aşama ise, faktör yüklerinin gruplar arasında eşitliğini sınırlayan metrik değişmezlik modelini test etmektir. İç içe geçmiş modelleri karşılaştırmada ki-kare fark testi ve delta CFI değerleri incelenmiştir. Metrik modelde ki-kare fark testinin manidar olmaması ve ∆CFI  değerinin -.01’den büyük olması metrik değişmezliğin sağlandığını; diğer bir ifadeyle cinsiyet grupları arasında faktör yüklerinin eşit kabul edilebileceğini göstermiştir. Diğer aşamada, faktör kovaryanslarının gruplar arasındaki eşitliği skalar değişmezlik modeliyle sınanmıştır. Skalar modelde ki-kare fark testinin manidar olmaması ve ∆CFI  değerinin -.01’den büyük olması skalar değişmezliğin sağlandığını göstermiştir. Skalar değişmezlik, faktör yüklerinin yanı sıra kesim noktalarının gruplarda değişmez olduğunu ifade etmektedir. Son olarak da, katı (strict) değişmezlik modeli incelenmiştir. Katı modelde ki-kare fark testinin manidar olması ve ∆CFI (-.02) değerinin ise -.01’den küçük olması katı değişmezliğin sağlanamadığını; bir diğer ifadeyle cinsiyet gruplarında hata varyanslarının eşit olmadığını belirtmektedir. Hangi madde veya madde gruplarının hata varyanslarının faklı olduğunu tespit edebilmek için kısmi değişmezlik incelenmiştir. Katı değişmezliğin hangi madde veya madde gruplarından ötürü sağlanamadığını belirlemek için öncelikle skalar modelde ortaya çıkan hata terimleri incelenmiştir. Cinsiyet gruplarında hata terimleri arasındaki farkın en büyük olduğu maddeler belirlenmiş, sonrasında bu maddelerin hata varyansları tek tek serbest bırakılarak model uyumu incelenmiştir. Nihayetinde sırasıyla Beceri alt ölçeğinde 2. madde, Farkındalık alt ölçeğinde 4. madde  ve yine Beceri alt ölçeğinde 3. maddeye ilişkin hata varyansları serbest bırakıldığında (∆CFI=0.0) kısmı katı değişmezlik sağlanmıştır.

Araştırmanın Sonuçları ve Öneriler:Sonuç olarak, çok kültürlü yeterlilik ölçeği, öğretmen adaylarının çok kültürlü eğitime yönelik yeterliklerini ölçmeyi amaçlayan 5’li Likert tipinde 14 maddelik bir öz değerlendirme aracıdır. Tepki dereceleri “Beni hiç tanımlamıyor (1)”, “Beni biraz tanımlıyor (2)”, “Beni orta düzeyde tanımlıyor (3)”, “Beni oldukça tanımlıyor (4)” ve “Beni tamamen tanımlıyor (5)” şeklinde düzenlenmiştir. Araç üç alt ölçekten oluşmaktadır. Farkındalık alt ölçeği, öğretmenin kendi kültürel bağlantıları hakkındaki farkındalığını ölçmeyi amaçlamaktadır. Bilgi alt ölçeği, öğretmenin farklı kültürler hakkında bilgi edinmeye yönelik isteklilik durumunu belirlemeyi amaçlar. Beceri alt ölçeği ise, öğretmenin eğitim ortamını ve materyalleri çok kültürlü sınıfa göre düzenleme ve uyarlama yetkinliğini ölçmeyi amaçlar. Farkındalık alt ölçeğinde birinci ve altıncı maddelerde ters puanlama yapılması gerekmektedir. Her bir alt ölçekten elde edilen yüksek puan ilgili alandaki yeterliğin yüksek olduğunu göstermektedir. Geçerlik ve güvenirlik değerleri ölçeğin yeterli psikometrik özelliklere sahip olduğunu göstermiştir. İkinci-düzey DFA sonuçları ölçekten toplam puan alınabileceğine işaret etmektedir. Ancak yazar, ölçeğin çok boyutlu yapısından dolayı her bir alt ölçek puanlarının ayrı ayrı kullanılmasını önermektedir. Bu çalışma aynı zamanda cinsiyete göre yapılacak karşılaştırmalarda yapısal, metrik, skaler ve kısmi katı değişmezliğin sağlandığını desteklemektedir. İleride yapılacak araştırmalarda ölçeğin farklı gruplarda değişmezlik gösterip göstermediği incelenebilir.

Anahtar Sözcükler: Çok kültürlülük, ölçek geliştirme, ölçme değişmezliği, kısmı katı değişmezlik.

 

 

118 Görüldü
2020 Sayı 87

Indexed By

 
#
Tamam