Eurasian Journal of Educational Research

Print ISSN: 1302-597X & e-ISSN: 2528-8911
Esma ÇOLAK
The Effect of Cooperative Learning on the Learning Approaches of Students with Different Learning Styles
10.14689/ejer.2015.59.2

Problem Durumu: “ Nitelikli öğrenmeyi nasıl sağlayabiliriz? ” sorusu eğitim bilimleri alanında yapılan çalışmaların odak noktasını oluşturan bir sorudur. Nitelikli öğrenenler kendi öğrenme süreçlerinin farkında olan, amaca ulaşmak üzere öğrenme sürecini planlı bir şekilde anlamlı kılmaya çalışan öğrenenlerdir. Nitelikli öğrenmeye yönelik bu yaklaşım, öğrencilerin bir öğrenme görevine yönelik kullandığı iki yaklaşımdan biri olan derin yaklaşım olarak da tanımlanır. Öğrenciler nitelikli bir öğrenme sürecinden uzaklaşarak ezberlemeye ve dışsal motivasyon odaklarına yöneldiğinde ise öğrenme yaklaşımlarının diğer bir boyutu olan yüzeysel öğrenme ortaya çıkar. Kalıcı ve anlamlı bir başka deyişle nitelikli öğrenmeye ulaşmak ise ancak nitelikli bir öğrenme sürecine odaklanan derin öğrenme yaklaşımını kullanan öğrenciler için olası görülmektedir. O zaman tüm öğrencilerde bu yaklaşıma doğru bir yönelimin sağlanması önemli görülmektedir. Ancak bireylerin öğrenmeye yönelik farklı yolları vardır; öğrenme sürecinde rol oynayan pek çok değişken bulunmaktadır. Bu çalışmada bu değişkenlerden biri olan öğrenme stilleri de araştırma sürecine dahil edilmiştir. Buradaki temel gerekçe bireylerin öğrenmeye yönelik farklı yolları olduğu ve öğretim süreci bu stillere uyduğunda öğrenmenin sağlanacağı düşüncesidir. Bu bağlamda önemli olan da farklı öğrenme stillerine sahip tüm öğrencilerin nitelikli öğrenmeler sağlayabileceği, derin öğrenmeye ulaşabileceği ortamların yaratılmasıdır. Böyle bir ortamı yaratmada en önemli faktör ise kullanılacak öğretim yöntemidir. İşbirlikli öğrenmenin farklı öğrenme stiline sahip öğrencilerde öğrenmeyi sağlayabildiği belirtilmektedir. Çünkü takımlar halinde çalışmak ve gerçek yaşam bağlamlarını oluşturmak öğrencilerin kritik düşünme becerilerini arttırır ve teoriyi uygulamaya dönüştürmelerini destekler; bu yolla derin öğrenenler olmalarının da kapısını açar. Çünkü işbirlikli öğrenmede, etkinlikler öğrenenlerde derin ve zengin öğrenmeyi sağlamak üzere yapılandırılır. İşte bu özellikleri nedeni ile işbirlikli öğrenme hem öğrenme stillerine duyarlı bir öğretim ortamı yaratmada hem de derin öğrenmeyi sağlamada önemli bir fırsat sunmaktadır. Çalışmada ayrışık gruplar anlayışı ile farklı özellikler taşıyan bireyleri takım çalışması içinde bir araya getiren işbirlikli öğrenme anlayışına yönelik bir öğretim süreci düzenlenmiş ve bu yolla farklı öğrenme stiline sahip öğrencilere ulaşılması hedeflenmiştir. Burada sorulması gereken asıl soru ise farklı öğrenme stillerine sahip öğrencilere ulaşmak amacı ile gerçekleştirilen bu öğretimin öğrencilerin öğrenme işine daha derinlemesine girişmelerine fırsat sağlayıp sağlamayacağıdır. Bu noktadan hareketle çalışmada “işbirliğine dayalı öğretim tasarımı ile ders alan öğrencilerin derin öğrenme ve yüzeysel öğrenme yaklaşımından aldıkları puanlar öğrenme stillerine göre farklılık göstermekte midir?” problemi odak noktasına alınmıştır.

Araştırmanın Amacı: Çalışmada nitelikli öğrenmenin öneminden hareketle, öğrenme stillerine duyarlı bir yapı içeren işbirlikli öğrenmenin öğrencilerin derin öğrenmeye yönelmesini sağlamadaki etkisinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç çerçevesinde iki probleme cevap aranmıştır. (1) Öğrencilerin derin öğrenme öntest puanları kontrol edildiğinde işbirliğine dayalı öğretim tasarımı ile ders alan öğrencilerin derin öğrenme sontest puanları öğrenme stillerine göre farklılık göstermekte midir? (2) Öğrencilerin yüzeysel öğrenme öntest puanları kontrol edildiğinde işbirliğine dayalı öğretim tasarımı ile ders alan öğrencilerin yüzeysel öğrenme sontest puanları öğrenme stillerine göre farklılık göstermekte midir?

Araştırmanın Yöntemi: Çalışmada tek grup öntest sontest deseni kullanılmıştır. Deneklerin bağımlı değişkene ilişkin ölçümleri uygulama öncesinde öntest, sonrasında sontest olarak aynı denekler ve aynı ölçme araçları kullanılarak elde edilmiştir. Çalışma grubunun belirlenmesinde bilgi açısından zengin durumlarda derinlemesine çalışılmasına izin veren amaçlı örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Araştırma bir devlet üniversitesinde pedagojik formasyon sertifika programı kapsamında Özel Öğretim Yöntemleri dersini almakta olan 39 kişilik bir öğrenci grubu üzerinde yürütülmüştür. Araştırmada öğrencilerin öğrenme stillerini belirlemek amacıyla, Grasha–Riechmann Öğrenme Stilleri ölçeği kullanılmıştır. Öğrencilerin öğrenme yaklaşımlarını belirlemek için ise üniversite öğrencileri için geliştirilen Ders Çalışma Yaklaşımı Ölçeği kullanılmıştır. Altı hafta süreyle gerçekleştirilen işbirlikli öğrenme uygulamasının başında öğrencilerin öğrenme stilleri belirlenmiş, işbirlikli öğrenme uygulamasının başında ve sonunda Ders Çalışma Yaklaşımı Ölçeği uygulanmıştır. Araştırmanın tüm denenceleri için kovaryans analizi (Tek Faktörlü ANCOVA) kullanılmıştır. Kovaryans analizi uygulanmadan önce dağılımın normaliği, varyansların ve regresyon doğrularının eşitliği varsayımları karşılanmıştır. Kovaryans analizi kapsamında ortalama puanlarının çoklu karşılaştırılmasında LSD Testi kullanılmıştır. Anlamlılık düzeyi olarak, p < .05 değeri alınmıştır.

Araştırmanın Bulguları: Araştırmada derin öğrenme son uygulamasından alınan puanların öğrenme stillerine göre anlamlı bir farklılık gösterdiği bulunmuştur. Buna göre; işbirlikli öğrenme ve yarışmacı öğrenme stiline sahip öğrencilerin; kaçınan, bağımlı ve katılımcı öğrenme stiline sahip öğrencilere göre derin öğrenme yaklaşımından daha yüksek puan aldığı görülmüştür. Çalışmada yüzeysel öğrenme son uygulamasından alınan puanlar ise öğrenme stillerine göre anlamlı bir farklılık göstermemektedir. Ancak düzeltilmiş ortalamalar incelendiğinde özellikle kaçınan ve bağımlı öğrenme stiline ait yüzeysel öğrenme puanlarının daha yüksek olduğu gözlenmiştir.

Araştırmanın Sonuçları ve Önerileri:  Elde edilen bulgular ilgili literatür bağlamında değerlendirilerek yorumlanmış; uygulayıcı ve araştırmacılar için öneriler geliştirilmiştir. Bu kapsamda, deneysel araştırmalarda uygulama süresinin daha uzun tutulması ve işbirlikli öğrenmenin farklı tekniklerinin odak noktasına alındığı araştırmalara yönelinmesi önerilmektedir. Deneysel çalışmaların nitel boyut katılarak zenginleştirilmesi, daha derinlemesine bir analize de fırsat sağlayacaktır. İşbirlikli öğrenme uygulamalarında, öğrenenlerin işbirlikli öğrenmeye yönelik olumlu bir tutum içinde olmaları, yöntemin uygulanışına ilişkin uygulayıcı ve öğrenenlerin aynı anlayışa sahip olmaları da önemlidir. Ayrıca işbirlikli öğrenmenin temel ilkelerine özen gösterilmesi, özellikle takım çalışmasının tartışma sürecini iyi bir şekilde yapılandıracak şekilde kurgulanmasına da dikkat edilmelidir. Bu açıdan öğreticilerin uygulama sürecinde belirtilen boyutlara önem vermesi ve tüm öğrenenlerin ilgisini çekecek yaratıcı ve özgün öğrenme görevlerinin işe koşulmasının sağlanması da önerilmektedir.

Anahtar Sözcükler: İşbirlikli öğrenme, öğrenme stili, derin öğrenme, yüzeysel öğrenme

887 Görüldü
2015 Sayı 59

Indexed By

 
#
Tamam