Eurasian Journal of Educational Research

Print ISSN: 1302-597X & e-ISSN: 2528-8911
Betul Yılmaz ABALI, Hulya YAZICI
Dinleme ve Sosyal Duygusal Öğrenme Becerileri Arasındaki İlişkinin Belirlenmesi Üzerine Bir İnceleme
10.14689/ejer.2020.89.4

Problem Durumu: Bireyin toplumla ilişkilerini düzenleyen birçok becerinin ön koşulu dinlemedir. Dinleme özellikle sosyal becerilerin gelişimine temel oluşturur. Sosyal beceriler de öğrenme süreçlerinin önemli bir kısmını oluşturur. Bandura’nın Sosyal Öğrenme Teorisi’ne göre bir çocuk başkasının davranışını model alma, gözlem yapma ve duyarak taklit etme gibi yollarla öğrenir (Bandura, 1969). Bu beceriler başkalarının duygularını anlayabilme, duygudaşlık, özyönetim, özdenetim, ikna, problem çözme gibi alt becerileri kapsamaktadır (Türnüklü, 2004). Sosyal Öğrenmenin duyma, taklit etme, gözlem yapma gibi süreçlerinde sağlıklı bir dinleme şarttır.

      İnsan, evreni ve canlıları aklının yanında duygularıyla da tanır ve değerlendirir. Özellikle çocukluk çağında kazanılan duygusal ve sosyal beceriler gençlik ve yetişkinlikte de önemlidir. Sosyal yönü güçlü bireyler öncelikle kendini tanıyan ve anlayan, öz güveni yüksek, kişilerarası ilişkilerde başarılı, farklılıklara toleranslı, problem çözme becerisi gelişmiş, duygusal anlamda güçlü, empati yeteneği gelişmiş, toplum hayatında olumlu özellikleriyle dikkat çeken bireylerdir. Bu özellikler birçok alanı doğrudan birçoğunu da dolaylı olarak etkileyerek yaşamın tamamına -okul, iş, evlilik gibi- yön veren yaşamsal becerilerdir. Kişilerin fiziksel ve ruhsal sağlığını bozacak birçok riskli ve zararlı davranışın, okullarda, medyada, sokakta görülen şiddet olaylarının sosyal ve duygusal yeterliliğe sahip olup olmayla doğrudan bağı vardır. Yapılan araştırmalar ülkemizde sigara, alkol ve uyuşturucu maddelerin kullanımının ortaöğretimde ilköğretimden üç kat fazla olduğunu göstermektedir. Özellikle ortaöğretim öğrencilerinde zararlı madde kullanımı oranlarının yüksekliği sosyal ve duygusal öğrenme yoluyla okullarda önleyici çalışmalar yapmanın gerekliliğini ortaya koymaktadır. Gençlerde riskli cinsel davranışların ve zorbalık, şiddet eğilimlerinin önlenmesinde de SDÖ öncü olacaktır (Ögel vd., 2004). SDÖ riskli davranışları azaltmanın yanında koruyucu bir özellik taşımaktadır. SDÖ ile ilgili çalışmalar incelendiğinde SDÖ becerilerini oluşturan dört temel beceriden söz edildiği görülmektedir. Bunlar: Problem çözme becerisi, iletişim becerileri, kendilik değerini arttıran beceriler ve stresle başa çıkma becerileridir (Kabakçı ve Korkut Owen, 2010). Çocukluk çağında öğrendiklerimizin birçoğunu dinleyerek gerçekleştirdiğimiz düşünüldüğünde dinleme becerisinin erken yaşlardan itibaren geliştirilmesi bireyleri duygusal yönden yetiştirecek ve gelecekte duygusal ve sosyal beceri eksikliklerinden kaynaklanan tehlikelerden koruyacaktır. Bunlar depresyon, şiddet eğilimi, yeme bozuklukları gibi olumsuz davranışlar olabileceği gibi uyuşturucu bağımlılığına kadar uzanan hayati tehlikeler de olabilmektedir. Dinleme ve sosyal duygusal öğrenme becerilerinin geliştirilmesinin okullarda yaşanan disiplin sorunlarının, şiddet olaylarının önlenmesine ve öğrencilerin gelecekte yaşayabileceği toplumsal çatışmaların azaltılmasına katkı sunacağı düşünülmektedir. Son yıllarda yapılan araştırmalar şimdiki kuşağın bir önceki kuşağa göre duygusal anlamda daha çok zorluk yaşadığı, daha yalnız, depresif, kızgın, asi, fevri ve saldırgan olduğu yönündedir. Bunun için duygusal ve sosyal yönden eğitilmeleri önemlidir. Okulların akıl ve duyguları birlikte ele alan eğitim politikalarına ihtiyaç duyduğu göze çarpmaktadır. Türkçe Eğitimi ve Öğretimi alanında yapılan araştırmalar genellikle Türkçe öğretimi ve dinleme eğitimi, Türkçe öğretim programlarının dinleme kazanımları açısından incelenmesi, dinleme kazanım ve etkinliklerinin öğretmen görüşleri açısından incelenmesi, konuşma yazma,   okuma ve dinleme çalışmalarının kendi içindeki ilişkileri ile ilgili, dinleme stratejileri, dinlemeyi etkileyen etmenler, dinleme becerisini geliştiren çeşitli yöntem tekniklerin sınanması, dinleme ve prozodi ilişkisi ya da çocuk edebiyatı dinleme ilişkisine yöneliktir (Zengin, 2010; Durmuş, 2013; Şahin 2011; Maden ve Durukan, 2011; Yıldırım ve Er, 2013; Karadüz, 2010; Çifçi, 2001; Göçer ve Tabak, 2014; Doğan, 2008 vd.) Bu çalışma ise öğrenme kuramlarından sosyal öğrenme ve Türkçenin temel dil becerilerinden dinleme becerisi arasındaki ilişkiyi incelemektedir.

Araştırmanın Amacı: Araştırmanın amacı dinleme becerisi ile sosyal duygusal öğrenme becerisi arasındaki ilişkiyi belirlemek ve aralarında ilişki varsa bu ilişkinin düzeyini belirlemektir. Bu bakış açısıyla yürütülen çalışmanın temel problemi şudur: Dinleme becerileri, sosyal duygusal öğrenme becerilerini anlamlı olarak yordamakta mıdır? Bu ana problemin çözümlenmesinde aşağıdaki alt problemlere de yanıt aranmıştır:

  1. Ortaokul öğrencilerinin dinleme becerileri, iletişim becerilerini anlamlı olarak yordamakta mıdır?
  2. Ortaokul öğrencilerinin dinleme becerileri, problem çözme becerilerini anlamlı olarak yordamakta mıdır?
  3. Ortaokul öğrencilerinin dinleme becerileri, stresle başa çıkma becerilerini anlamlı olarak yordamakta mıdır?
  4. Ortaokul öğrencilerinin dinleme becerileri, kendilik değerini arttıran becerilerini anlamlı olarak yordamakta mıdır?

Araştırmanın Yöntemi: Bu araştırma tarama modelinde ilişkisel bir çalışmadır. Çalışmada nicel veri toplama yöntemleri kullanılmıştır. Böylece nicel veriler aracılığıyla ile değişkenler arası ilişkilerin betimlenmesi hedeflenmiştir.

Araştırmanın Bulguları: Öğrencilerin iletişim becerilerini görgü kurallarına göre dinleme becerisi ve anlama-çözümleme durumlarına göre dinleme becerisi alt boyutlarının anlamlı bir şekilde yordadığı tespit edilmiştir. Modelde yer alan görgü kurallarına göre dinleme becerisi ve anlama-çözümleme durumlarına göre dinleme becerisinin iletişim becerilerinin %24’ünü açıklama gücüne sahip olduğu görülmektedir. Görgü kurallarına göre dinleme becerisi ve anlama-çözümleme durumlarına göre dinleme becerisinin problem çözme becerilerinin %37’sini açıklama gücüne sahip olduğu görülmektedir. Görgü kurallarına göre dinleme becerisi ve anlama-çözümleme durumlarına göre dinleme becerisinin öğrencilerin stresle başa çıkma becerilerini %21’ini açıklama gücüne sahip olduğu görülmektedir. Modelde yer alan görgü kurallarına göre dinleme becerisi, söz varlığını geliştirme durumlarına göre dinleme becerisi ve dinleme alışkanlıklarının etkililiğine göre dinleme becerisinin öğrencilerin kendilik değerini arttıran becerilerinin %18’ini açıklama gücüne sahip olduğu görülmektedir. Bu bulgular, dinleme becerisi yüksek olan bireylerin sosyal duygusal öğrenme becerilerinin de yüksek olduğu hipotezini doğrulamaktadır.

Araştırmanın Sonuçları ve Öneriler: Dinleme becerisi ile sosyal ve duygusal öğrenme becerileri birbirinden bağımsız iki beceri değildir. Dinleme becerileri geliştikçe sosyal ve duygusal beceriler de gelişmektedir. Bu sonuç dinleme becerilerini geliştirmeye yönelik etkinliklerin önemini ortaya koymakta ve dinleme becerisinin tüm öğrenme süreçlerinde öne çıkarılarak geliştirilmesinin gerekliliğini ortaya koymaktadır. Okullarda yaşanan iletişim ve disiplin sorunlarının etkin bir dinleme öğretimi ve sosyal beceri eğitimleriyle azaltılabileceği, program geliştirme çalışmalarında göz önünde bulundurularak bu alana yönelik çalışmalar yapılabilir. Sosyal yaşamın içinde gerçek yaşam deneyimleri-problem durumları sağlanarak dinleme-izleme becerileri geliştirilebilir. Örneğin çevre eğitimi dinleme etkinlikleriyle birlikte doğada yapılabilir. Sosyal ve duygusal öğrenme becerisi ile Türkçenin diğer beceri alanları olan konuşma, yazma ve okuma becerileri arasındaki ilişki incelenebilir ve bu becerilerin sosyal duygusal öğrenmeye katkıları karşılaştırmalı bir biçimde ele alınabilir.

Anahtar Sözcükler: Türkçe Eğitimi, Dinleme, Sosyal Duygusal Öğrenme

 

172 Görüldü
2020 Sayı 89

Indexed By

 
#
Tamam